Eski Türkiye'nin hortlatılmasına fırsat vermeyeceğiz


265 | 10.12.2018
| |

Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Atilla Olçum, darbecilerin on yılda bir millete had bildirdiği, millet iradesinin sık sık kesintiye uğratıldığı, milletin öz yurdunda parya muamelesi gördüğü, insan haklarının ihlal edildiği, özgürlük alanlarının iyice daraltıldığı, kız öğrencilerin kılık ve kıyafetlerinden dolayı üniversite kapılarından geri çevrildiği, inancının gereğini yerine getiren ve örtünen kadınların çalışma hayatından uzaklaştırıldığı eski Türkiye’yi ısrarla hortlatma ve geri getirme özlemiyle yanıp tutuşan zihniyetin boş durmadığını ifade ederek, “Son günlerde toplumu geren, kutuplaştırmaya yönelik haberlerle gündemimiz meşgul edilmektedir. Silahlı Kuvvetler bünyesinde görev yapan kadın personelden isteyenlerin ‘başını örterek görev yapma hakkından’ yararlanmasını sağlayan yönetmelik değişikliğinin iptali istemiyle bir siyasi parti tarafından Danıştay’da açılan dava ve Danıştay savcısının hem milletin değerleriyle hem Türkiye’nin gerçekleriyle hem de demokrasinin, insan haklarının ve insan onurunun gerekleriyle bağdaşmayan içerikte yazdığı mütalaa günlerdir tartışılmaktadır. Akabinde ise Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Emiroğlu, söylemediği sözlerden dolayı itibar suikastına uğramakta, bu da yetmiyormuş gibi rektörlük tarafından görevinden alınmaktadır. Kurulmasında emeğimiz olan Yeni Türkiye’de, eski Türkiye’ye özgü uygulamalara da itibar suikastı yapan zihniyete de fırsat vermeyeceğiz” dedi.

Atilla Olçum, Eğitim-Bir-Sen Iğdır Şubesi’nin 2. Olağan Genel Kurulu’na katıldıktan sonra Kars Şubesi’nin düzenlediği genişletilmiş il divan toplantısında üyelerle bir araya geldi.

Hak, emek ve özgürlük mücadelemiz ilk günkü heyecan ve azimle devam edecek

Delege, ilçe temsilciliği ve şube seçim sürecini tamamladıklarını belirten Olçum, “Katılımcı, çoğulcu, şeffaf bir demokrasi şöleni havasında geçen seçim sonucunda bazı arkadaşlarımız güven tazeledi, bazıları ise ilk defa emaneti devraldı. Omuz omuza yürümenin yeni hazırlıklarının tamamlanması demek olan kongrelerde seçilen bütün arkadaşlarımıza görevlerinde başarılar diliyorum. Türkiye’nin ilim, irfan, eğitim, değer, medeniyet davasında zulme ve haksızlığa karşı verdiğimiz mücadelede düşünceleriyle, heyecanlarıyla, eylemleriyle katkı veren, katılan tüm dava arkadaşlarımı yürekten kutluyorum. 4 yıllık refakat dönemi başlamıştır. Kaldığımız yerden hak, emek ve özgürlük mücadelemize ilk günkü heyecan ve azimle devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

İdealleri olan, medeniyet değerleri doğrultusunda çalışan, gücünü ve birikimini teşkilatlarından alan, sorun çözen, kazanım elde eden, mazlumun ve mağdurun sesi olan bir teşkilat olarak, ‘önce insan’ anlayışıyla sendikacılık yaptıklarını dile getiren Olçum, “Kuruluş felsefemizden, vizyon ve misyonumuzdan sapmadan 26 yıldır hak, emek ve özgürlükler için alın ve akıl teri döküyoruz. Onlarca sorun çözdük, çözüme ışık tutan önerilerimizle eğitim çalışanlarının takdirini kazandık. Çok sayıda kazanıma imza attık. Bizi eğitim hizmet kolunun yetkili sendikası yapan, yeni ufuklardan yeni umutlara yol almamızı sağlayan, kritik dönemlerde sorumluluk almamız, nitelikli çalışmalar yapmamız, eğitim çalışanlarının dertlerini dert edinmemiz, sorunlarının çözümü için emek harcamamız, vesayetin sona ermesi için elimizi taşın altına koymamız, milletin, millî iradenin yanında yer almamız, yetimlerin yüzünün gülmesi için projeler geliştirip uygulamamız, mazlum ve mağdurlara kol kanat germemiz, haksızlıklar karşısında sessiz kalmamamızdır” ifadelerini kullandı.



 

Öğretmenin iç huzurunu, eğitimin iş huzurunu bozan sözleşmeli öğretmenlik uygulamasına son verilmelidir

Vizyon belgesinde yer alan ‘sözleşmeli öğretmenlik süresinin kısaltılması’ yaklaşımını olumlu bulduklarını kaydeden Olçum, “Sözleşmeli öğretmenlik, öğretmenin iç huzurunu, eğitimin iş huzurunu bozmaktadır. Morali bozuk öğretmenle motivasyonu yüksek öğrenci ne mümkün ne de muhtemeldir. Sık sık dile getirdiğimiz gibi, asıl hedef sözleşmeli öğretmenliğin kaldırılması ve sadece kadrolu öğretmen istihdamı olmalıdır. Bunun dışındaki her çaba, her karar eğitim açısından zaman, öğretmen açısından motivasyon kaybıdır” diye konuştu.

Atilla Olçum, kamu vicdanını yaralayan, sosyal maliyeti de yükselten mülakat sistemine son verilmesi çağrısında bulundu.

 

3600 ek gösterge sözü yerine getirilmeli, çalışmanın kapsamı memnuniyet katsayısını artıracak şekilde geniş tutulmalıdır

3600 ek gösterge konusuna da değinen Olçum, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sözünü verdiği 3600 ek gösterge ile ilgili ciddi bir beklenti oluşmuştur. Hükûmet, 3600 ek göstergenin kapsamını daha fazla kamu görevlisini mutlu edecek şekilde genişletmeli, meslek grupları bazlı değil, memnuniyet katsayısını artıracak, tüm kamu görevlilerinin beklentisini karşılayacak bir çalışma yapmalı, daha fazla zaman geçirilmeden 3600 ek gösterge vaadini yerine getirmelidir” dedi.

Haktan, adaletten ayrılmadan sendikal yolculuklarına devam edeceklerini vurgulayan Olçum, gelir dağılımındaki çarpıklığın giderilmesi, hakça bir paylaşımın yapılması konusunda verdikleri mücadelenin, gösterdikleri çabaların tüm hızıyla süreceğini söyledi.

Küfür, Hakaret ve Rencide Edici Yorumlar Yayınlanmayacaktır.

Top