Hak, emek ve özgürlük mücadelesinin öncüsü 27 yaşında


195 | NaN.NaN.Na
| |

 

Eğitim-Bir-Sen, insanın varoluşunun kadim anlamını, tarihi mirasını ve medeniyet değerlerini kuşanmış kamu görevlileri emek, adalet, seçtikleri ve seçtikleri yaşama idealini hazırlıyor Mehmet Akif İnan öncülüyor 14 Şubat 1992'de oldu.

Eğitim-Bir-Sen, 2001 yılında çıkarılan Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu'ndaki çalışmalarında hız vermiş; hayatın her yeri boyun eğmeye zorlanan, değersizleştirilen, hakkı yenilenmiş, ötekileştirilen, kimliklerini içeren değerlerin hayatın dışına atılmaya çalışıldığını gösteren belediye yönetim kurulumuzda kazanmış ve 2011 tarihinde genelleşmiş yetkili sendika, Mayıs 2018'de 450 bine dayalı ülke üyesi örgütü olmuş.

Eğitim-Bir-Sen, hukuksuz, adaletsiz, çağ dışı yönetim ve paylaşım egemenliğindeki bir odada, kendi yaşamlarında karar verme yetkisinin bir avuç azın'ın başında birinin idrakinde olan, her şeyin basım aracının olmasını gerekessin mücadelesidir.

Eğitim-Bir-Sen, hayatı tarih, medeniyet ve metafizik değerlerden ayrılmayla; ideolojik kamplaşmaların etkisinde mevzilenen ve bu yolla mevzularını belirleyen çatışmacı sendikalardan farklı süreçlerde, düşünce ve sorun çözme yöntemiyle özgün bir sendikal harekettir.

Eğitim-Bir-Sen, hakikatin ve bu hakikate inananların en çok hırpalanmış, darbelerin ve darbe girişimleri yaşandığı dönemlerde hakkın, hakikatin, şehre arayışının, adaletin örgütlü vicdanı ve dilediği.

Eğitim-Bir-Sen’in mücadele tarihi aynı zamanda kendisini topluma vasi olarak atayan oligarşinin, başta eğitim sistemi olmak üzere, bütün kurumlara sızmış yapısının deşifresi ve tasfiyesinin; başka bir anlatımla, hayatımızdan çıkardığımız yasaklara, müfredattan çıkmasını sağladığımız derslere, uygulamasına son verdiğimiz baskılara karşı verilmiş mücadelenin tarihidir.

Eğitim-Bir-Sen, kurulduğu günden beri emek, özgürlük ve adaletin ayrılmaz bir bütün olduğu gerçeğinden hareketle, eğitim çalışanlarının hak ettiklerini almasını sağlayacak adil paylaşım için mücadele etmiştir.

Eğitim-Bir-Sen, yetkili sendika ve Memur-Sen’in yetkili konfederasyon olmasından sonra kamu görevlileri sendikacılığına anayasal güvence;  ricacı toplu görüşme yerine toplu sözleşme ve pazarlık etme hakkı kazandırdı. Böylelikle emeğin ve alın terinin hakkını iktidarların insafına bırakmadı; iktisadi ve sosyal adaletin tesisi, mali, sosyal ve özlük hakların iyileştirilmesi konusunda kararlıkla mücadele etti ve kazandı.

Eğitim-Bir-Sen, insanı ve medeniyet değerlerimizi öne çıkaran özgürlükçü bir perspektifle eğitimin tüm meselelerini araştıran, problemleri ortaya koyan, çözümler öneren, raporlar yayımlayan, çalıştaylar, sempozyumlar düzenleyen; üreten, düzelten, engel kaldıran, doğruyu gösteren, yanlışa işaret eden bir sendikadır.

Eğitim-Bir-Sen, 28 Şubat’ın utanç verici kararlarının hayatımızdan çıkmasının, başörtüsü zulmünün sona ermesinin, katsayı engelinin son bulmasının, ‘Biri Bizi Gözetliyor’a dönüşen Millî Güvenlik Dersi’nin kaldırılmasının öncüsü; 15 Temmuz darbe ve işgal girişiminin püskürtülmesinde alanlara ilk çıkan teşkilat olmuştur.

Eğitim-Bir-Sen, varoluşu bir bütün olarak gören, yeryüzü tasavvurunu yeryüzü adaleti arayışına temel yapan; ülkelerin sınırlarını insanın bilincinin sınırlamasına izin vermeden, bulunduğu yerin koordinatlarını tüm yeryüzüne bakarak çizen ve buna göre eylem haritasını belirleyen bir sendikadır. Bu inançla, mücadelesinin küresel boyutunda, 5 kıtadan, 77 ülkeden, 94 sendika ve 4 bölgesel eğitim örgütüyle gönül köprüleri kurmuş, önemli bir kısmıyla iş birliği anlaşması imzalamıştır.

Eğitim-Bir-Sen, Mescid-i Aksa’ya sahip çıkmış, Filistinlileri katleden Siyonistlere her zaman tepki vermiş; Arakan’da, Suriye’de, Gazze’de, Yemen’de, Doğu Türkistan’da kan ağlayan mazlumların yanında, yetimin hamisi, mağdurun sözcüsü olmuş ve onlara yardım elini uzatmıştır.

Eğitim-Bir-Sen, hakka, özgürlüğe, adalete, eşitliğe dayalı; emeğin hak ettiği değere kavuşacağı bir toplumsal ve siyasi hayatın tesisi için 27 yıldır verdiği mücadeleyi, devraldığı sendikal mirası bir sorumluluk ve görevler fermanı bilerek kararlılıkla sürdürecektir.

Bu duygu ve düşünceler, Kurucu Genel Başkanımız Mehmet Akif İnan, yol arkadaşı Şükrü Gökdemir ve 'Bir Duruş Adamı' Erol Battal çevresi orada, ahirete irtihal eden bütün yöneticilerimize ve üyelerimize Allah'tan rahmet diliyoruz. Bu inançlı, cesur öncülerimizden bayrak devralarak bugünlere gidenran genel başkanlarımız Niyazi Yavuz ve Ahmet Gündoğdu'ya, Genel Yönetim Kurulu üyelerimize, sendikamızın her merkezindeki görevlisi başkanlarımıza, başkanlarımızlarımıza, üyelerimize; bu soylu yolculuğa ruh katan, emek veren, vakarla çalışan fedakâr ve vefakâr tüm dava arkadaşlarımıza şükranlarımızı götürüyor.

Küfür, Hakaret ve Rencide Edici Yorumlar Yayınlanmayacaktır.

Top